Albatros

Bilişim Kooperatifi Girişimi

Manifestomuz

Bilgi, emek, zaman.. Bunları örgütlenmeyle ve dayanışmayla yoğurduğumuzda ortaya yeni düzenin filizleri çıkacak. Üreten bizsek kararı verenin de kazananın da bizim olmamız gerektiğini düşünüyoruz.

Çalışma hayatı, çoğumuz için, hedefi belli olmayan bir yolda yıllarımızı tüketmek anlamına geliyor. Düzgün bir yerde ve kabul edilebilir şartlarda çalışma fırsatı bulduğumuzda kendimizi şanslı sayıyoruz. Haftalık 45 saatlik çalışma rutinimizde, yıllık 2-3 haftalık ücretli izin en geniş özgürlük alanımız oluveriyor.

Çalışma hayatının işsizlik, mülakat, yetersiz maaş/zam, performans değerlendirmesi, güvencesizlik, çalışana kendini sürekli yetersiz hissettirme, baskı, kovulma, mezarda emeklilik ve bunun gibi kanıksanmış gerçeklerini, fırsat buldukça konuşuyoruz, eleştiriyoruz ancak değişimi ortaya koyacak bir çerçeve çizmiyoruz / çizemiyoruz. Kaçınılmaz olarak çalıştığımız, sözde “biz”, “aile” gibi benzetmelerle yabancılaşmayı derinleştiren, bir çalışan olarak mutsuz olduğumuz şirketlerden ve kurumsal hayattan kurtulmak istiyoruz.

Biz, kaçınılmaz olduğu düşünülen bu şartlardaki çalışma hayatına bir alternatif getirmek istiyoruz. Amacımız ortaklaşmayı, dayanışmayı ve geleceğin çalışma ortamını kurmak! Sadece kâr odaklı değil, yeteneklerimiz doğrultusunda, kolektif şekilde, ihtiyaca göre üretmek ve dayanışmak!

Hepimiz farklı yeteneklere ve uzmanlıklara sahibiz. Bireysel olarak sınırlı yol alabilecekken, ortak amaçlar doğrultusunda oluşturacağımız kolektiflerle daha dinamik ve üretken olabileceğimizi düşünüyoruz. Bu kolektiflerin de zamanla oluşturacağı birlik benzeri yapılarla tabandan genele bir örgütlenme kurulabileceğine inanıyoruz.

Merkezi yapıların sağlıklı işlemesi ve uzun ömürlü olması asla adil koşullarda olmamıştır. Son yıllarda, özellikle bilişim sektöründe, ön planda olan “merkeziyetsizlik“ (decentralization) kavramı da benzer ihtiyaçlardan doğmuştur.

Birlikte kurabileceğimiz bu alternatif kolektif yapının temellerini oluşturan
8 temel ilke belirledik.

Dayanışma
Kooperatif ortakların tümünün hem ekonomik hem de ruhsal açıdan belirli standartlarda hayatlarını sürdürebilmeleri için vardır. İhtiyaçlar doğrultusunda fonlar (emeklilik sandığı, sağlık sigortası, ihtiyat akçesi, kreş hizmeti vb) oluşturur, yatırımlar yapar. Kooperatifin dayanışma ufku sadece ortaklarla sınırlı değildir. Kooperatif kurumsal olarak imkanları doğrultusunda diğer kişiler veya kurumlarla ortak iş alanları oluşturmaya, bilgi paylaşımında bulunmaya çalışır. Bu şekilde toplumsal ölçekte dayanışmayı teşvik eder ve başka türlü ekonomik ilişki biçimleri üretme yönünde kaynaklarını kullanır.
Yatay Hiyerarşi
Bireylerin aralarında ast-üst kavramının olmadığı, herkesin eşit sorumluluğa ve söz hakkına sahip olduğu bir işleyiş biçimidir.
Merkeziyetsizlik
Günlük operasyonların ve karar alma sorumluluklarının merkezi bir yapı yerine ortaklara ve çalışma gruplarına devredildiği örgütlenme şeklidir.
Konsensüs
Bir grubun tüm üyeleri arasında anlaşmaya varmanın yaratıcı ve dinamik bir yoludur. Bir maddeye oy vermek ve grubun çoğunluğun fikrine göre ilerlemesini istemek yerine, herkesin aktif olarak desteklediği ya da en azından birlikte uzlaşabileceği çözümler bulma konusunda bir fikir birliği grubu oluşturmaktır. Bu, tüm görüşlerin, fikirlerin ve kaygıların dikkate alınmasını sağlar. Birbirlerini yakından dinleyerek, herkes için işe yarayan öneriler bulmayı hedefler. Konsensüs ne ödün vermektir ne de oy birliğidir. İlham veren, şaşırtıcı ve yaratıcı çözümlerle sonuçlanan bir süreçtir.
Adil Gelir Paylaşımı
Kooperatifin oluşturduğu ekonomik model sonucunda elde edilen gelirin kooperatif ortakları arasında, ortakların ortaya koyduğu emek-zaman ölçüsünde adil bir şekilde paylaştırılmasıdır.
Eşitlik
Herkesin eşit söz hakkının olması; gelirlerin ve risklerin adil ve eşit bölüşülmesidir. Bu ilkeyi benimsemiş yapıların içinde ve dışında olan herkes, herhangi bir önyargı olmadan eşit kabul edilir. Bu yapılarda tüm bileşenlere eşit fırsatlar sunulur.⠀
Kolektif İşleyiş
Kooperatifin işleyişi için gerekli olan tüm süreçlere ortaklaşa karar verilmesi, görev ve sorumlulukların ortaklara eşit bir şekilde ve dönüşümlü olarak dağıtılmasıdır.

Herhangi bir sektördeki çalışma düzenini bu ve benzeri değerler çerçevesinde oluşturmak bazılarımıza gerçeklikten uzak gözükebilir ancak deneyimlerini okuyanlara “keşke” dedirtecek örnekler Dünya’nın her yerinde işliyor ve sayıca hiç de az değiller. Dönüşüm çoktan başladı, uluslararası ağlar kuruluyor!

Bilgi, emek, zaman… Bunları örgütlenmeyle ve dayanışmayla yoğurduğumuzda ortaya yeni düzenin filizleri çıkacak. Üreten bizsek kararı verenin de kazananın da bizim olmamız gerektiğini düşünüyoruz.

Herhangi bir sektördeki çalışma düzenini bu ve benzeri değerler çerçevesinde oluşturmak bazılarımıza gerçeklikten uzak gözükebilir ancak deneyimlerini okuyanlara “keşke” dedirtecek örnekler Dünya’nın her yerinde işliyor ve sayıca hiç de az değiller. Dönüşüm çoktan başladı, uluslararası ağlar kuruluyor!

Bilgi, emek, zaman… Bunları örgütlenmeyle ve dayanışmayla yoğurduğumuzda ortaya yeni düzenin filizleri çıkacak. Üreten bizsek kararı verenin de kazananın da bizim olmamız gerektiğini düşünüyoruz.

Herhangi bir sektördeki çalışma düzenini bu ve benzeri değerler çerçevesinde oluşturmak bazılarımıza gerçeklikten uzak gözükebilir ancak deneyimlerini okuyanlara “keşke” dedirtecek örnekler Dünya’nın her yerinde işliyor ve sayıca hiç de az değiller. Dönüşüm çoktan başladı, uluslararası ağlar kuruluyor!

Bilgi, emek, zaman… Bunları örgütlenmeyle ve dayanışmayla yoğurduğumuzda ortaya yeni düzenin filizleri çıkacak. Üreten bizsek kararı verenin de kazananın da bizim olmamız gerektiğini düşünüyoruz.

İçinde bulunduğumuz düzenden çıkıp özgürleşebilmek ve yeniyi kurabilmek aynı zamanda geleceğin çalışma yönteminin kapılarını aralıyor. Bu yolda ilk adımları atabilmek için gerekli cesarete ve kararlılığa sahip olduğumuza inanarak, ortaklaştığımız ilke ve değerler doğrultusunda bir bilişim kooperatifi kurma yolunda ilerliyoruz.


Albatros Bilişim Kooperatifi Girişimi

olarak harekete geçiyoruz!

Manifestomuz

Çalışma hayatı, çoğumuz için, hedefi belli olmayan bir yolda yıllarımızı tüketmek anlamına geliyor. Düzgün bir yerde ve kabul edilebilir şartlarda çalışma fırsatı bulduğumuzda kendimizi şanslı sayıyoruz. Haftalık 45 saatlik çalışma rutinimizde, yıllık 2-3 haftalık ücretli izin en geniş özgürlük alanımız oluveriyor.

Çalışma hayatının işsizlik, mülakat, yetersiz maaş/zam, performans değerlendirmesi, güvencesizlik, çalışana kendini sürekli yetersiz hissettirme, baskı, kovulma, mezarda emeklilik ve bunun gibi kanıksanmış gerçeklerini, fırsat buldukça konuşuyoruz, eleştiriyoruz ancak değişimi ortaya koyacak bir çerçeve çizmiyoruz / çizemiyoruz. Kaçınılmaz olarak çalıştığımız, sözde “biz”, “aile” gibi benzetmelerle yabancılaşmayı derinleştiren, bir çalışan olarak mutsuz olduğumuz şirketlerden ve kurumsal hayattan kurtulmak istiyoruz.

Biz, kaçınılmaz olduğu düşünülen bu şartlardaki çalışma hayatına bir alternatif getirmek istiyoruz. Amacımız ortaklaşmayı, dayanışmayı ve geleceğin çalışma ortamını kurmak! Sadece kâr odaklı değil, yeteneklerimiz doğrultusunda, kolektif şekilde, ihtiyaca göre üretmek ve dayanışmak!

Hepimiz farklı yeteneklere ve uzmanlıklara sahibiz. Bireysel olarak sınırlı yol alabilecekken, ortak amaçlar doğrultusunda oluşturacağımız kolektiflerle daha dinamik ve üretken olabileceğimizi düşünüyoruz. Bu kolektiflerin de zamanla oluşturacağı birlik benzeri yapılarla tabandan genele bir örgütlenme kurulabileceğine inanıyoruz.

Merkezi yapıların sağlıklı işlemesi ve uzun ömürlü olması asla adil koşullarda olmamıştır. Son yıllarda, özellikle bilişim sektöründe, ön planda olan “antimerkeziyetçilik“ (decentralization) kavramı da benzer ihtiyaçlardan doğmuştur.

Birlikte kurabileceğimiz bu alternatif kolektif yapı için, eşitlik, yatay hiyerarşi, kolektif işleyiş, konsensüsle karar alma, adil gelir paylaşımı, patronsuzluk ve dayanışma ilkelerini benimsedik. Bu modelde kolektifteki tüm bireyler  çalışan ortak (worker and owner) olarak tanımlanacak.

Herhangi bir sektördeki çalışma düzenini bu ve benzeri değerler çerçevesinde oluşturmak bazılarımıza gerçeklikten uzak gözükebilir ancak deneyimlerini okuyanlara “keşke” dedirtecek örnekler Dünya’nın her yerinde işliyor ve sayıca hiç de az değiller. Dönüşüm çoktan başladı, uluslararası ağlar kuruluyor! Bilgi, emek, zaman… Bunları örgütlenmeyle ve dayanışmayla yoğurduğumuzda ortaya yeni düzenin filizleri çıkacak. Üreten bizsek kararı verenin de kazananın da bizim olmamız gerektiğini düşünüyoruz.

İçinde bulunduğumuz düzenden çıkıp özgürleşebilmek ve yeniyi kurabilmek aynı zamanda geleceğin çalışma yönteminin kapılarını aralıyor. Bu yolda ilk adımları atabilmek için gerekli cesarete ve kararlılığa sahip olduğumuza inanarak, ortaklaştığımız ilke ve değerler doğrultusunda bir bilişim kooperatifi kurma yolunda ilerliyoruz.

Manifestomuz

Çalışma hayatı, çoğumuz için, hedefi belli olmayan bir yolda yıllarımızı tüketmek anlamına geliyor. Düzgün bir yerde ve kabul edilebilir şartlarda çalışma fırsatı bulduğumuzda kendimizi şanslı sayıyoruz. Haftalık 45 saatlik çalışma rutinimizde, yıllık 2-3 haftalık ücretli izin en geniş özgürlük alanımız oluveriyor.

Çalışma hayatının işsizlik, mülakat, yetersiz maaş/zam, performans değerlendirmesi, güvencesizlik, çalışana kendini sürekli yetersiz hissettirme, baskı, kovulma, mezarda emeklilik ve bunun gibi kanıksanmış gerçeklerini, fırsat buldukça konuşuyoruz, eleştiriyoruz ancak değişimi ortaya koyacak bir çerçeve çizmiyoruz / çizemiyoruz. Kaçınılmaz olarak çalıştığımız, sözde “biz”, “aile” gibi benzetmelerle yabancılaşmayı derinleştiren, bir çalışan olarak mutsuz olduğumuz şirketlerden ve kurumsal hayattan kurtulmak istiyoruz.

Biz, kaçınılmaz olduğu düşünülen bu şartlardaki çalışma hayatına bir alternatif getirmek istiyoruz. Amacımız ortaklaşmayı, dayanışmayı ve geleceğin çalışma ortamını kurmak! Sadece kâr odaklı değil, yeteneklerimiz doğrultusunda, kolektif şekilde, ihtiyaca göre üretmek ve dayanışmak!

Hepimiz farklı yeteneklere ve uzmanlıklara sahibiz. Bireysel olarak sınırlı yol alabilecekken, ortak amaçlar doğrultusunda oluşturacağımız kolektiflerle daha dinamik ve üretken olabileceğimizi düşünüyoruz. Bu kolektiflerin de zamanla oluşturacağı birlik benzeri yapılarla tabandan genele bir örgütlenme kurulabileceğine inanıyoruz.

Merkezi yapıların sağlıklı işlemesi ve uzun ömürlü olması asla adil koşullarda olmamıştır. Son yıllarda, özellikle bilişim sektöründe, ön planda olan “antimerkeziyetçilik“ (decentralization) kavramı da benzer ihtiyaçlardan doğmuştur.

Birlikte kurabileceğimiz bu alternatif kolektif yapı için, eşitlik, yatay hiyerarşi, kolektif işleyiş, konsensüsle karar alma, adil gelir paylaşımı, patronsuzluk ve dayanışma ilkelerini benimsedik. Bu modelde kolektifteki tüm bireyler  çalışan ortak (worker and owner) olarak tanımlanacak.

Herhangi bir sektördeki çalışma düzenini bu ve benzeri değerler çerçevesinde oluşturmak bazılarımıza gerçeklikten uzak gözükebilir ancak deneyimlerini okuyanlara “keşke” dedirtecek örnekler Dünya’nın her yerinde işliyor ve sayıca hiç de az değiller. Dönüşüm çoktan başladı, uluslararası ağlar kuruluyor! Bilgi, emek, zaman… Bunları örgütlenmeyle ve dayanışmayla yoğurduğumuzda ortaya yeni düzenin filizleri çıkacak. Üreten bizsek kararı verenin de kazananın da bizim olmamız gerektiğini düşünüyoruz.

İçinde bulunduğumuz düzenden çıkıp özgürleşebilmek ve yeniyi kurabilmek aynı zamanda geleceğin çalışma yönteminin kapılarını aralıyor. Bu yolda ilk adımları atabilmek için gerekli cesarete ve kararlılığa sahip olduğumuza inanarak, ortaklaştığımız ilke ve değerler doğrultusunda bir bilişim kooperatifi kurma yolunda ilerliyoruz.

İLKELERİMİZ